Klasik bir entrydir kendileri. Başlığı açayım dedim malum sitede gördükten sonra. Hem ytü nün ne eksigi vardı allasen! Siz yine açarsınız ayrı başlık sayın admin.
2024 çok radikal geçişlerimin olduğu bir yıldı benim için. Birçok yeniyi yaşadım. Seyahat olsun, kişisel kararlar olsun, özel hayat olsun… Halihazırda kalbimin paramparça olduğu nurtopu gibi bir hayal kırıklığı da bıraktı. Hayatımda ilk defa sevmek ve sevilmek nedir onu tattım- gerçek manada. İlk defa bir şey için, herhangi bir şey için hayal kurdum iki kişilik. Sonra onun aslında bir kandırılma olduğunu… Herneyse. İlk defa Alplere çıktım örneğin. İlk defa kendimle ilgili kararlar verdim hayatımı tümüyle etkileyecek. Çok düştüm, çok kalktım. Tabiri caizse sürünerek kalktım. Hatta tam da bir erasmus anım canlandı şimdi dur anlatayım. Şu ayak frenli bisikletlerden aldım ikinci el 50 euroya. Çok ta güzel geziyordum pıtı pıtı. Uzunca bir süre o emektarla devam ettim. Bir gün sen paçalarım takıl dişliye
millete çarpmamak için attım mı kendimi yola o hızla. Dirseğim yarılmış ceketim parçalanmış kolum kanıyor saçlarım o biçim yerde kıvranıyorum. Sağdan soldan millet hospital diye başıma üşüştü ama medeni bir şekilde başımdan def ediyorum kendilerini ki hospitale gidip beş kuruşsuz kalmayayım diye ahaha:) Sonra neyse ki dağıldılar ve ben de başladım gökyüzüne bakarken gülmeye, kahkaha atmaya. Toprağı öpüyorum ama. Yaşamak bu dedim içimden. (Ikinci emektar da evin önünden çalındı o sabahki şok yüz ifadem dergiye kapak olur öyle sarhoş bir ifadeydi:))) Düşmek hiç bu kadar keyifli olmamıştı yani. Çocukluğumu hatırladım. Hiç bitmeyen çocukluğumu:) Hala ergen olduğum yadsınamaz bir gerçek ya… Ha bir de şu son yasadiğim kalp acısı var ki hepsinden beter. O da çocukluktu benim için zaten, ruhumu hissettiğim harika bir şeydi.. Keşke değişmeseydi. Yani sevincimi de yaşadım. Üzüntümü de yaşadım; hem de ağlaya zırlaya kampüs bahçelerinde:) Çok karışıktı çoooooook. 2025 huzurla gel istiyorum. Gözlerime bakıp umut verirken cesur ol istiyorum. Elimi bırakma!